Volt Lines Ofisinde: Ürün Tasarımcısı neler yapar?

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin

Selam 🙂 Volt Lines’ta Ürün Tasarımcısı olarak dört ayı aşan bir süredir çalışıyorum. Geçen sene (Mart 2018’de ) aldığım bir kariyer değişikliği kararıyla yola çıktım ve bu sene Kasım ayı sonlarında Volt Lines’ta yeni kariyerime ilk adımımı attım!

Şimdiye kadar geçen bu kısa sürede bile Volt Lines deneyimimde öğrendiklerim gerçekten çok fazla ve benim için paha biçilemez! Bu ekibin bir parçası olduğum ve buradan başlama şansını yakaladığım için gerçekten mutluyum.

Duygusal bir girişten sonra asıl konumuza gelecek olursak, bu yazımda Volt Lines’ta bir Ürün Tasarımcısı’nın bir günü nasıl geçiyor, sizlerle bunu paylaşacağım. 1 Nisan 2019, normal bir sabah olarak başladı 🙂 sabah saat 9:00’da işyerinde olmak üzere yola çıktım ve yaklaşık 1 saatlik bir yolculuktan sonra Kolektif House Maslak’tayım. Ortak alandaki masalara yerleştirilen, Kolektif ikramı simitçikleri görmezden gelmeye çalışarak (günün en zor anlarından biri) ofisimize doğru yöneldim. Bu küçük sevimli simitler her gün atıştırmaya kalktığınızda istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor! Verilmesi gereken sevimli küçük kilolar. 

Her sabah karşılaştığım simitçikler.

Güne her sabah olduğu gibi “daily stand up meeting” imizle başladık. Hızlı ayak üstü bir toplantıyla herkes dün ne üzerinde çalıştığı ve o günkü planıyla ilgili bilgi verdi. Daha önceki çalışma hayatımla karşılaştırdığımda, bu kısa toplantıların, saatler süren ve sonucu genellikle “şu tarihte bir başka toplantı daha set edelim” olan, hiç bir yere varılamayan toplantılardan çok daha faydalı olduğunu görebiliyorum.

Kısa toplantımızdan sonra, Müşteri Yöneticimiz Dila’yla, içinde olduğumuz sprint’in önemli konularından biri olan rotalama sürecinin yeniden tasarlanması için çalışmaya başladık. Kullanıcı araştırması olarak tanımlayabileceğim bu çalışmada daha çok kullanıcıyı gözlemleme, not alma ve geri bildirimleri kaydetme gibi görevlerim vardı. Ayrıca tüm süreç üzerinde daha sonra çalışabilmek ve analiz edebilmek için ekran videoları çektik.

Çalışma sonunda aldığım notları düzenleyip, sonraki adımları planladıktan sonra, öğle yemeğinden önce küçük birkaç işi daha halletmek için masama geçtim. İlki daha önce yaptığımız bir workshopla ilgili notlarımı toparlamak. Diğeri de prototiplerimizi hazırladığımız Marvel üzerinde, sürücü mobil uygulamamızda birkaç güncelleme yapmak. 

Renkli post-it'lere bayıldığımı söylemiş miydim?

Saat 14:00 gibi Ürün Yönetici’miz Burcu’yla bu sprint kapsamındaki işlerin üzerinden geçtiğimiz küçük bir toplantı yapıyoruz. Bazı işlerin önceliklerini değiştirip, araya aciliyet kazanan yeni işler almak gerekebiliyor, bu dinamizm de işimizin bir parçası.

Öğle yemeği saati yaklaşıyor, genellikle saat 12 civarında “bugün ne yesek” soruları sorulmaya başlanıyor ekipte. Başladığımdan beri her hafta “bu hafta öğle yemeğimi evde hazırlayıp getireceğim” sözleri vermeme rağmen, şimdilik başaramadım! Ama bir gün yapacağım, hala umudumu kaybetmedim 🙂

Saat 13:00 gibi, bir UI işi için Sketch’in başındayım. Şimdiye kadar hep Sketch’le çalıştım ve çok memnunum diyebilirim. Diğer uygulamalara da şans vermeyi ileride deneyebilirim, belki sizlerle deneyimimi paylaşmak için bununla ilgili bir yazı da yazarım. Üzerinde çalıştığım UI işinden biraz bahsetmek gerekirse, aslında beni oldukça heyecanlandıran bir proje! Şu anda Satış ekibimizin geleneksel yöntemlerle yürüttüğü teklif verme sürecini; maille dosya paylaşımından ve her ufak değişiklikte tüm hazırlanan çalışmayı, excelleri, pdf’leri tekrar hazırlamaktan kurtaracak bir çalışma. Teklifleri artık online panelimiz üzerinde hazırlayıp paylaşabileceğimiz bir arayüz üzerinde çalışıyorum, bize hem zaman, hem iş gücü verimliliği sağlayacak aynı zamanda da bizim ekip ve  teklif sunulacak iş ortağı adaylarımıza iyi bir kullanıcı deneyimi yaşatacak ekranlar için çalışıyorum. Sonucu görmek için herkes heyecanla bekliyor! Zaten şu anda da harika işler çıkaran Satış ekibimize biraz daha zaman tasarrufu sağlayacak bu projeyle uğraşmak hepimiz için keyifli.

İlk başladığım zamanlarda Agile (Türkçesiyle çevik) dünya benim için oldukça zorlayıcıydı. Aylara yayılan projeler, uzun toplantılar, haftalar süren planlamalarla geçen çalışma hayatımdan sonra start up dünyasına ilk girdiğimde biraz sudan çıkmış balık hissiyatı vardı itiraf etmek gerekirse! Bu dünyada her şey inanılmaz hızlı ilerliyor ama şunu söyleyebilirim ki “hızlıca hayata geçirip görelim, gerekirse iyileştirelim” yaklaşımı gerçekten çalışıyor. Geriye dönüp sadece 4 ayda tüm ekiple neler yaptığımıza bakınca gerçekten inanamıyorum! Karşılaştırma yapabilecek kadar deneyimim var, (yaklaşık 12 sene dile kolay ) ve verimli çalışan “geleneksel” bir kurumda bu yaptıklarımızın yaklaşık 1 -1,5  sene süreceğini görebiliyorum. Hatta bazıları hayata geçene kadar dünya ve trendler değişir, yapılan işler anlamsızlaşırdı.

Günlük akışa geri dönelim, saat 15:00 civarı, biraz okuma ve araştırma gerektiren başka bir işe geçiyorum. Yolcularımız için “Hoş geldiniz”’ ile başlayan, onları ilk yapacakları yolculuğa kadar adım adım bir sonraki aşama ile ilgili bilgilendireceğimiz bir iletişim planı üzerinde çalışıyoruz. Bu Volt Lines’ta yolcuların “müşteri yolculuğu”nun ilk bileşeni olacak ve zamanla kapsamı genişleyecek. Çalışmanın bu aşamasında mail tasarımları için ilham alacak görseller araştırıp biraz okuma yaptıktan sonra bir kahve molası için yerimden kalkıyorum.

Kolektif House’un saat 17:00 kurabiyelerinin gelmesine az kalmış. Kahveyle iyi gidiyorlar 🙂 Kendi kahve makinemizle taze kahvemiz hemen hazır! Cool developer arkadaşlarım kahvelerini zift kıvamında tercih ettiği için (benim için konsantre kahve oluyor bu) biraz sıcak su ekleyip bana uygun kıvamı yakalıyorum.

Will Ferrell burada sıcak su eklenmemiş "Developer kahvesi" içiyor sanırım.

Günün sonlarına doğru geldik (gerçi gün neredeyse hiçbir zaman 18:00 bitmiyor ekip için) biraz UX çalışması için hala vaktim var. Gündüz kullanıcıyla çalıştığımız rotalama ekranlarıyla ilgili aklımdaki birkaç fikir için hand sketching yani aklımdakileri kağıt üzerine  “karalama” yöntemiyle low fidelity tasarımlar oluşturmaya başlıyorum. Ertesi gün bu ilk “karalamalar” üzerinden Burcu’yla geçip beraber itere edeceğiz, bu çalışma sonrasında da mid fidelity yani Sketch’te hazırlayacağım wireframeler üzerinden de tüm ekiple ve CEO’muz Ali’yle birlikte geçeceğiz. Tüm geri bildirimleri aldıktan sonra tasarımların prototipe gidecek son hallerini yani hi-fidelity ekranları hazırlayacağım. 

Eve dönüş yolunda eğer hala bir şeyler okuyabilecek durumdaysam (bazen sadece boşlukta bir noktaya odaklanıp dakikalarca oraya bakacak kadar yorulmuş olabiliyorum :)) benim gibi UX/UI dünyasıyla haşır neşir arkadaşlarımın gönderdiği ya da subscribe olduğum tasarımla ilgili platformlardan gelen makale ve yazılara göz atıyorum. Bazen de sadece Behance ve Dribbble‘da “ilham” veren işlere göz gezdirmekle yetiniyorum. 

Volt Lines servislerimizi kullanmak, uygulama kullanımıyla ilgili gözlem yapmak için en iyi fırsat!

Günün sonunda aklımda uçuşup duran onlarca şeyle eve dönüyorum (tüm ekip gibi). Bakalım bu sprint sonunda hedefler tamamlanabilecek mi, şu güne kadar bu iş bitmeli, Perşembe de buna başlarım gibi düşüncelerle günü tamamlıyorum. Bazen stresli ve çok yoğun olsa da yaptığım işi ve bu ekibin bir parçası olmayı çok seviyorum! İyi ki bu kariyer değişikliği kararını almışım ve iyi ki buradayım. Bir başka yazıda görüşmek üzere! Sevgiler.

Bye-bye!

Benzer Makaleler